Akıntürk’ten İmza Günü

Gazeteci yazar Nurettin Akıntürk Büyükliman Gazeteciler Cemiyeti’nde yazmış olduğu “Büyük değil oğlum EN BÜYÜK “ adlı kitabı için imza günü düzenledi.

Giriş
Güncellenme

Büyükliman Gazeteciler cemiyeti lokalinde düzenlenen imza gününe Vakfıkebir Belediye Başkanı Muhammet Balta, Çarşıbaşı Belediye Başkanı Mümin Nuhoğlu, Cemiyet Başkanı Aydın Geleci ve cemiyet üyeleri katıldı.

İmza günü dolayısıyla Akıntürk yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:  Türk futbolunda;  gücü, parayı, öteden beri sürüp gelen, var olan durumun değişmesini istemeyenlerin dünyasını yerle bir ettiği, İstanbul saltanatına son verdiği için Kazım Koyuncu gibi milyonlarca insanın sanal kahramanı olan devrimlerin takımıdır TRABZONSPOR.

Trabzonspor, saf ve temiz Anadolu insanının paraya ve güce karşı zaferi; ezilmişlerin, başkaldırışların, isyanın, toplumsal yaralarına bir ses, bir sembol olmuştur.

Kazandığı şampiyonluklar ve başarılar sıradan insanların da çok çalışırsa her türlü entrika ve oyuna rağmen başarabileceklerinin ispatıydı. İşte bu sosyolojik gerçekler ve Trabzonspor ruhu dediğimiz temiz karakter ve ahlakla mücadele eden insanların oluşturduğu felsefe sayesinde, Trabzon halkı ve tüm dünyada bordo-mavi renklere gönül veren milyonlarca Trabzonspor taraftarı için futbol sadece futbol değildir. Hayat tarzıdır da.

35 yıldır tüm bu ötekileştirmelere, tuzaklara, haksızlıklara, sonuç olarak başarısız görünmemize rağmen taraftarı artan başka bir kulüp örneği yoktur.

İşte tüm bunlar aklımızdan geçiyor, isyan ediyoruz ve “ Bu düzen er ya da geç değişecek” diye haykırıyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle uzun zamandır aklımızda Trabzonspor’la ilgili bir şey yapmak, bir şeyler yazmak vardı. Ama bir işaret, bir ışık, bulamıyorduk. İçimiz yanıyor, hırslanıyor, sayfalar dolusu bir şeyler yazmak, yıllardır sürüp gelen, var olan durumun değişmesini istemeyenlere karşı hakkımızı aramak, bu düzene ve hakem hatalarına isyanı dile getirmek, anlatmak istiyorduk.

Trabzonluyu, Trabzonsporluluğu bir farklı anlatmalıydık. Ama nasıl? İsyanı, dirilişi, haksızlığa uğramışlığı, adamlığı, karakterli olmayı, dik duruşu, aşkı, şerefi, her şeyi o kadar net anlatmalıydık ki lafları tam gediğine oturtmalıydık. Öyle sıradan bir kitap yazmak olmazdı. İstanbul’un sözde üç büyüklerinin ve sözde taraflı İstanbul medyasının ve yazarlarının her fırsatta Trabzonspor’u aşağılamaya çalışmaları; 4.büyük olarak tartışmaya açmaları, taraftarlara laf atmaları, ‘tel örgülere elektrik verilsin’ diyecek kadar alçaklık göstermelerini öyle anlatmalıydık ki, her yazıda lafı hak ettiği gediğe koymalıydık.

Arkamızdaki gördüğünüz  Sen hala daha diyorsun ki:

TRABZONSPOR büyük mü?  Büyük değil oğlum EN BÜYÜK  yazısı kitabımızın öznesi, yüklemi, tümleci ve eylemi oldu.

Hiçbir zaman içlerine sindiremediler, büyüklüğümüzü kabullenemediler. O kadar dersten sonra büyüklüğümüzün tartışılmasına isyan ediyorduk. Hiç akıllanmıyorlar. Şampiyonluk turu atmak için gelin gibi süsledikleri sahalarında yenilip taraftarının önünde şampiyonluk turu atamadan soyunma odalarına sanki Trabzonspor göndermedi onları. 2015 yılında U-17 Elit Ligi Trabzonspor’un şampiyonluğu ile bitmesine rağmen, statü değiştirip Play-Off oynatarak normal ligi 5. sırada bitiren F.Bahçe’nin U-17 takımını şampiyon yapmadılar mı? ( Akın Sağlam hocaları idi…) Bunlar daha bıyığı çıkmamış yavrularımızla uğraşamazken A Takımı ile baş edemeyeceklerini bildiklerinden boğazlarında kalıyoruz hep hamsinin kılçığı gibi.

İddia ediyoruz… Dünya futbol tarihi araştırılsın bizim gibi başarılı bir tarihi olan kulüp bulamazsınız. Bu kadar zulüm gören ve haksızlığa uğrayan, önü kesilmeye çalışılan ve tüm bunlara rağmen dimdik ayakta duran bir kulüp, bir camia yine bulamazsınız.

Hala daha yaptıkları spor programlarında Trabzonspor büyük mü, dördüncü büyük mü? diye tartışıyorlar.

Tabi ki büyük değil, EN BÜYÜKTÜR TRABZONSPOR.

Öyle şeyler yazıp anlatmalıydık ki İstanbul basınının gözüne sokmak gerekiyordu. Hiçbir zaman Trabzonspor’un büyüklüğünü kabul etmeyenler, içlerine sindiremeyen bu kesime öyle şeyler yazıp, öyle kelimeler kullanmalıydım ki küfretmeden, hakaret etmeden ama en ağır şekilde cevap vermeliydim.

Kitabın konusu olan anıların çoğu inanılır gibi değil cinsinden. Futbolcusunun, yöneticisinin, taraftarının öyle anılarını göreceksiniz ki bazısında gözyaşı döküp, bazısında isyan edeceksiniz. Bazısında ise “yapma yaa…” deyip, inanamayacaksınız.

İlk hazırlıklarımız başladığında hedefimiz 50. yıl idi. Çok çalışıp 50.yılın sezon bitimine piyasaya sürmeyi düşünüyorduk ancak olmadı. Çok kötü bir sezon geçirince demoralize olduk. O moral bozukluğuyla çalışmamızı askıya aldık. Biraz düşününce ve zaman geçince eseri bitirmem lazım geldiğine inandık ve yeniden çalışmalara başladık. Ve kitabı elimize aldık çok şükür.

 Kitabımız altı bölümden oluşmakta;

1-Şanlı Tarihimiz       

2- Kitabın Konuları     

       a- Efsanede Yaşananlar,       

       b-Taraftar,      

      c- TS Magazin,            

     d- Şike Süreci

Onun haricinde

3- Gol Kralları ve Hami Mandıralı                           

 4- Unutulmaz Pankartlar                            

5- Tarihi Aydınlatan Gazete Sayfaları,

6- Şampiyon Kadrolar ( Efsane yılları ve 1996- 2003- 2006- 2011)

7- Trabzonspor Marşları

Elinize alınca bırakmadan okuyup bitirmek isteyeceğiniz bir kitap olduğu konusunda iddialıyız. Elinizdeki bu kitap sıra dışı bir takımı anlattığı için sıra dışı bir tarzda hazırlanıp sizlere sunulmuştur. İçinde 90 konu var. Bunların tespiti, yazılması, fotolarının bulunması hiç de kolay olmadı.

Bir foto, bir bilgi doğruluğu için saatlerimizi harcadık. Bir anının doğruluğunu en az 2,3 kaynaktan tespit ettik.

Ve sonunda böyle bir eseri sizlerin eline kadar ulaştırdık.

Baskıya hazır hale getirince de sponsor konusuna sıra gelmişti.

Bu konuda destek olan Ortahisar Belediye Başkanı Av.Metin Genç’e, Vakfıkebir Belediye Başkanı Muhammet Balta’ya, Çarşıbaşı Belediye Başkanı Coşkun Yılmaz’a, Saray Restaurant’a, Akçagaz ltd.şti.’ne, Hazar İnşaat’a, Kobyalar Grub’a, Öncü Döner’e, Özel Fatma Baş Eğitim Kurumlarına ve Kebir Süt’e huzurlarınızda teşekkür ederim.

Büyük değil, o kadar büyük kulübüz ki başka takımın müzesinde bile şampiyonluk kupamız var. İstanbul’a verdiğimiz korku yeter. Nefesimizin enselerinde olması onları deli ediyor. Uykuları kaçıyor, Uyuyamıyorlar.  Başımızı bir an dahi kaldırmaya müsaade etmiyorlar, Federasyonu, hakemleri, basını ve spor yazarları ile saldırıyorlar. Hepsi birden sindirmeye çalışıyor. Nafile, hepsi, her şey nafile…

Sindirebildiler mi? Susturabildiler mi?

Ve hala daha diyorlar ki Trabzonspor büyük mü?

Buradan onlara tekrar “büyük değil en büyüğüz” diyoruz.

Çok çalıştık, büyük emek verdik diyeceğiz ama bize bu ruhu veren, gururlu olmayı öğreten -oyuncu Abdulhey Çoban’ın deyişiyle “ Trabzonsporlunun yüzü gülmez ama başı hep dik gezer’ duygusunu karakterini veren -efsane oyuncuların, şampiyon kadroların verdikleri emeklerin yanında lafı bile olmaz.

Bu duygu ve düşüncelerle ‘Büyük Değil En Büyük’ adlı kitabımızın tanıtım programında yani basın açıklamasında bulunan sizlere tekrar hoş geldiniz diyor saygılar sunuyorum. Teşekkür ederim.