Türkiye’de 26 bin 524 hasta organ nakli bekliyor

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası etkinlikleri kapsamında Vakfıkebir Devlet Hastanesi tarafından Fen Lisesi Konferans salonunda “Bırakacağınız en güzel miras organ bağışıdır” adlı panel düzenlendi.

Giriş
Güncellenme

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan panelde panelist olarak Sağlık, Acil Sağlık, İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Op.Dr.Yavuz Çakıroğlu, Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal ve Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Aydın Kant, organ ve doku bağışı beyin ölümü,  İslam dininde organ bağışı ve önemi hakkında sunumlar yaptılar. Panelde, diyaliz hastası olan Ogün Demir adlı vatandaş duygularını anlattı, ayrıca geçen yıl vefat eden ve organlarını bağışlayan Yılmaz Kutoğlu’nun hanımına teşekkür belgesi verildi.

Panelin açılış konuşmasını yapan Başhekim Kant, etkinliğe gençlerin katılımı bizimiçin çok önemliydi. Hastanemiz bünyesinde 2013 yılında organ bağışı ünitemiz kuruldu. Vakfıkebir’de 2016 yılına kadar 22 organ bağışı aldık.2019 yılında ünitemizin yapmış olduğu çalışmalarla bu bağış 140 a kadar çıktı. Ülkemizde binlerce insan organ nakli bekliyor. Hepimizin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade etti.

Belediye başkanı Muhammet Balta ve Kaymakam Mesut Yakuta organ bağışı hakkında yaptıkları konuşmalarında neslin devamı ve çoğalması için organ baaağışının çok önemli olduğunu söylediler.

Trabzon’da 53 beyin ölümü gerçekleşirken bunlardan 13 tanesi 40 vatandaşımıza umut oldu

Sağlık Acil Sağlık İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Yavuz Çakıroğlu organ doku bağışı ve beyin ölümü konusunda yaptığı sunumunda 18 yaşından büyük olan ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarını bağışlayabileceğine dikkat çekerek bilgilendirmede bulundu.

Çakıroğlu, konuşmasında Türkiye’de 26 bin 524 hastanın organ nakli beklediğine vurgu yaparak, “Bu sene içerisinde Trabzon’da 53 beyin ölümü gerçekleşirken bunlardan 13 tanesi 40 vatandaşımıza umut oldu. Samsun bölgesinde ise 682 vatandaşımız organ nakli bekliyor. Türkiye’de 2019 yılından beri şuana kadar 26 bin 524 hasta organ nakli bekliyor. Bu rakamlardan organ bağışının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde ne yazık ki organ bağışı konusunda istenilen yerde değiliz" ifadelerini kullandı.

Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, organ ve doku nakli konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır

İslam dininde organ bağışı ve önemini anlatan İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, İnsan topraktan yaratılmış, yaratılışı en güzel şekilde yapılmıştır.İnsan merkezli dünya hayatında İslam Dini, insanın canına malına aklına dinine ve nesline dokunulmasını yasaklamış, aziz sayılmaları gerektiğini bildirmiştir. Dinin varlık nedeni de budur. Kur’an, bir insanın öldürülmesini insanlığın öldürülmesi kadar büyük bir cinayet saymıştır. O nedenle koşullar ne olursa olsun insanın yaşatılması asıl prensip olarak belirlenmiştir. Beden üzerinde isteyenin istediği gibi tasarrufta bulunması yasaklanmıştır dedi.

Köksal, söz konusu olan insan mutluluğu ve sağlığı olunca haramlar da yasaklar da miktarınca mubah olur. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, organ ve doku nakli konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Peygamberimiz döneminde bu tür bir hadise yaşanmadığı için bu hususta bir tecrübe rezervi de oluşmamıştır. İslam toplumlarının meselelerine Kur’an ve sünnet merkezli çözüm üreten İlk müçtehit ve fakihler de kendi devirlerinde de böyle bir mesele söz konusu olmadığı için, böyle bir bağışın hükmüne temas etmemişlerdir. Burada bilinmesi gereken en önemli husus ilke de denebilir; Sosyal hayatın ihtiyaçlarını doğrudan Kur’an’da yahut peygamber hayatında bulmak mümkün değil. Organ ve doku nakli konusundaki hükmün tayininde de aynı yola başvurulması uygun olacaktır. Bilindiği üzere, insan mükerrem bir varlıktır. Yaratıklar içinde Allah onu mümtaz kılmıştır. Bu itibarla, normal durumlarda ölü ve diri kimselerden alınan parça ve organlardan faydalanılması, insanın saygınlık ve kerametine aykırı olduğu için, caiz görülmemiştir Ancak zaruret durumunda, zaruretin mahiyet ve miktarına göre bu hüküm değişmektedir.Günümüzde kan, doku ve organ nakli, tedavi yolları arasına girmiş bulunmaktadır.O halde, bazı şartlara uyulmak kaydıyla, hayatı veya hayatî bir uzvu kurtarmak için başka çare olmadığında, bazı şartlara uyularak kan, doku ve organ nakli yolu ile de tedavinin caiz olması gerekir. “Her kim bir hayatı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” (Mâide, 5/32) ayeti de buna ışık tutmaktadır.  Beyin ölümü gerçekleşmiş olmakla birlikte makineyle de olsa nefes alıp veren, bunun dışında hiçbir yaşam fonksiyonuna sahip olamayan birinden organın alınma zorunluluğudur. Ancak bildiğimiz kadarıyla bitkisel hayat başka bir ifadeyle fişe takılı bir yaşamın bu şekil devam etmesi, tükenmenin, organların iflasına sebebiyet vermenin ifadesidir. İyileşme ümidi kalmamış birinin kendisine organlarının fayda vermediği gibi, nakil yoluyla hayata bağlanabileceklere de fayda vermeyecektir dedi.

“Bazen ölmeyi çok istedim”

7 yaşından beri tedavi gördüğünü ve nakil beklediğini ifade eden Diyaliz hastası Ogün Demir, hastalığa yakalandığım süreç çok zordu hala bu zorluklar devam ediyor. Bu süreç içerisinde bazen ölmeyi çok istedim. Arkadaşlarım arasında olmayı çok istiyorum ama maalesef olamıyor. Bunun için gençlerimizin bağış yapmasını istiyorum. Herkesin bu konuda bilinçli olmasını istiyorum. Dünyada bırakacağınız en güzel miras organ bağışıdır dedi.

Vakfıkebir Kaymakamı Mesut Yakuta, Belediye Başkanı Muhammet Balta, Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanı Erdem şen, Başkan yardımcısı İlyas Alp, Vakfıkebir İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, Emniyet Müdürü Fahrettin Sadullahoğlu, Sağlık Acil Sağlık İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Op.Dr. Yavuz Çakıroğlu, organ bağışı yapanların  yakınları ve öğrenciler katıldı. Yapılan sunumun ardından Organ Bağış stanttı açılarak yapılan bağışlar kayıt altına alındı.Yapılan sunumların ardından soru-cevap kısmıyla son buldu

 

.